Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Teknik İşler Direktörü Hasan Akbulut, Adıyaman Üniversitesi’nde düzenlenen iklim değişikliği çalıştayında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin çelik üretiminde sahip olduğu düşük karbonlu yapı sayesinde küresel rakiplerine göre önemli bir avantaj taşıdığını söyledi. Akbulut, çelik sektörünün emisyon azaltımı, yeşil dönüşüm ve 2053 net sıfır hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurguladı.
Türkiye’de toplam 44 ham çelik tesisi bulunduğunu belirten Akbulut, bunların 30’unun elektrik ark ocağı (EAF), 3’ünün entegre tesis ve 11’inin indüksiyon ocağı olduğunu ifade etti. Üretimin yaklaşık yüzde 70’inin elektrik ark ocaklarında gerçekleştirilmesi, sektörün karbon ayak izini önemli ölçüde düşürüyor.
Akbulut’un paylaştığı verilere göre Türkiye’nin ton başına ortalama karbon emisyonu 1,10 ton CO₂ seviyesinde bulunuyor. Bu oran, dünya ortalaması olan 1,92 tonun yanı sıra Çin’in 2,10 ton ve Hindistan’ın 2,18 tonluk seviyelerinin de oldukça altında yer alıyor. Hurda bazlı elektrik ark ocaklarında emisyonların 0,3–0,7 ton CO₂ seviyesinde gerçekleşmesi, Türkiye’nin yeşil çelik üretiminde güçlü bir başlangıç noktasına sahip olduğunu ortaya koyuyor.
2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın en büyük yedinci çelik üreticisi konumunda bulunduğunu belirten Akbulut, sektörün küresel üretimde yüzde 2,1 pay aldığını söyledi. Aynı dönemde Türkiye’nin nihai çelik tüketimi 39,3 milyon tona ulaşırken, ihracat 15,1 milyon ton, ithalat ise 18,9 milyon ton olarak gerçekleşti.
Avrupa Birliği’nin 2026 itibarıyla tam olarak uygulamaya alacağı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Emisyon Ticaret Sistemi’nin sektör üzerinde önemli etkiler yaratacağını belirten Akbulut, Türk çelik sanayisinin düşük emisyonlu üretim yapısını avantaja dönüştürmek için yeşil hidrojen, karbon yakalama teknolojileri ve düşük karbonlu üretim yatırımlarını hızlandırması gerektiğini ifade etti.
2053 net sıfır hedefi doğrultusunda hazırlanan projeksiyonlarda, Türkiye’de elektrik ark ocaklarının toplam üretimdeki payının yüzde 85’e çıkarılması hedefleniyor. Ancak sektörün yeşil dönüşümünü tamamlayabilmesi için yaklaşık 31 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı bulunduğu belirtiliyor. Finansman ihtiyacı, hurda tedarikindeki küresel kısıtlamalar ve artan uluslararası ticaret baskıları ise sektörün önündeki temel riskler arasında gösteriliyor.
Tags:
Yorum Gönder
İlgili Haberler
Günlük Bülten
İklim, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki güncel gelişmeleri takip edin.









2 Yorum
Mehmet Özer
13 Ağustos 2026Alanında uzman yazarların katkılarıyla hazırlanan içerikler oldukça değerli. İklim değişikliği konusunda güvenilir bir bilgi kaynağı olduğunu düşünüyorum.
Hatice Bayram
13 Ağustos 2026Çevre bilincinin artırılmasına katkı sağlayan önemli bir platform. Özellikle gençlerin iklim konusunda bilinçlenmesi açısından çok faydalı buluyorum.