Marmara Belediyeler Birliği Çevre Platformu COP31 Bilgilendirme Toplantısı 14 Mayıs 2026 tarihinde MBB ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi.
MBB üye belediyelerinin çevre yönetimi ve iklim değişikliği alanında çalışma yürüten çevre koruma ve kontrol, iklim değişikliği, sıfır atık ve temizlik işleri birimlerinden yönetici ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, yaklaşan COP31 sürecine ilişkin teknik ve yönetsel çerçeve değerlendirilirken Türkiye’nin uluslararası iklim diplomasisindeki konumu ile belediyelerin küresel iklim politikalarındaki yeri kapsamlı biçimde tartışıldı.
Küresel iklim yönetişimi ve yerel yönetimlerin rolünün ele alındığı toplantının ilk oturumunda İklim Değişikliği Politikaları Analisti ve Şehir Plancısı Dr. Nuran Talu küresel iklim yönetişimi ve COP süreçleri hakkında bilgilendirmede bulunurken UNDP Türkiye Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi Proje Yöneticisi Ali Cem Deniz COP31 sırasında yerel yönetimlerin alabileceği rolleri ve uygulamaları paylaştı.
“İKLİM KRİZİ ÇOK BOYUTLU BİR MESELE”
Marmara Belediyeler Birliği (MBB) Çevre Platformu tarafından düzenlenen COP31 Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan İklim Değişikliği Politikaları Analisti ve Şehir Plancısı Dr. Nuran Talu, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve politik boyutları bulunan çok katmanlı bir süreç olduğunu vurguladı. Talu, iklim değişikliğinin 40 yılı aşkın süredir bilimsel olarak tartışıldığını ve bugün yaşanan etkilerin uzun yıllardır öngörüldüğünü ifade etti.
Küresel ısınmanın temel nedenlerinin fosil yakıt kullanımı ve küresel eşitsizlikler olduğuna dikkat çeken Talu, iklim krizinin aynı zamanda bir adalet meselesi olduğunu söyledi. Kent selleri, kıyı taşkınları, sıcak hava dalgaları ve su krizlerinin artık geleceğe dair senaryolar değil, bugünün gerçekliği haline geldiğini belirten Talu, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarının da iklim etkilerinin beklenenden daha hızlı ilerlediğini ortaya koyduğunu ifade etti. Özellikle küresel sıcaklık artışında 1,5 derece hedefinin aşılmasının etkileri daha da ağırlaştıracağını vurguladı.
“BELEDİYELER İKLİM MÜCADELESİNİN MERKEZİNDE”
Yerel yönetimlerin iklim krizine karşı mücadelede kritik bir rol üstlendiğini belirten Dr. Nuran Talu, belediyelerin altyapı, su yönetimi, afet dayanıklılığı ve sosyal politikalar açısından temel aktörler olduğunu söyledi. İklim risklerinin kent planlamasında mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade eden Talu, hastaneler, okullar ve kritik altyapıların iklim risk analizleriyle birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Sunumunda COP süreçlerinin tarihsel gelişimine de değinen Talu, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Agreement süreçlerinin küresel iklim rejiminin temelini oluşturduğunu belirtti. Yerel yönetimlerin COP süreçlerinde her geçen yıl daha görünür hale geldiğini ifade eden Talu, iklim politikalarının toplumsal boyutuna da dikkat çekti.
Yerel iklim eylem planlarının yalnızca teknik belgeler olmaması gerektiğini vurgulayan Talu, çocuklar, yaşlılar, engelliler, göçmenler ve kırılgan toplulukların planlama süreçlerine dahil edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
ULUSLARARASI AĞLARDA YEREL YÖNETİM VURGUSU
Dr. Nuran Talu ayrıca belediyelerin uluslararası ağlara katılımının önemine değinerek; ICLEI – Local Governments for Sustainability, United Cities and Local Governments ve LGMA gibi yapıların COP süreçlerinde yerel yönetimlere önemli temsil imkanları sunduğunu ifade etti.
COP31 VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ DEĞERLENDİRİLDİ
Toplantının ikinci oturumunda konuşan UNDP Türkiye Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi Proje Yöneticisi Ali Cem Deniz ise COP31 süreci, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki konumu ve belediyelerin süreçte üstlenebileceği roller hakkında bilgi verdi.
Türkiye’nin son yıllarda güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı (NDC), uzun dönemli strateji çalışmaları ve şeffaflık raporlamalarıyla uluslararası iklim süreçlerinde daha görünür hale geldiğini belirten Deniz, Türkiye’nin İki Yıllık Şeffaflık Raporu (BTR) süreçlerinde hızlı hareket eden ülkeler arasında yer aldığını söyledi.
COP31’in Akdeniz Havzası odaklı bir zirve olmasının beklendiğini ifade eden Deniz, iklim dirençli kentler, temiz enerji dönüşümü ve iklim eylemi başlıklarının öncelikli gündemler arasında yer alacağını belirtti.
BELEDİYELERİN COP31’E KATILIMI MASAYA YATIRILDI
Toplantıda COP organizasyon yapısına ilişkin teknik bilgiler de paylaşıldı. Belediyelerin “gözlemci” statüsüyle COP alanlarına katılım sağlayabildiğini belirten Deniz, Mavi Bölge’nin resmi müzakere alanı, Yeşil Alan’ın ise halka açık farkındalık alanı olarak kullanıldığını anlattı.
Belediyelerin pavilyon etkinlikleri ve yan etkinlik süreçlerinde daha aktif yer alabileceğini ifade eden Deniz, yerel yönetimlerin yürüttüğü uyum ve azaltım çalışmalarının ulusal iklim politikalarının önemli uygulama alanlarından biri olduğunu söyledi.
MBB Çevre Platformu COP31 Bilgilendirme Toplantısı, küresel iklim yönetişimi ile yerel uygulamalar arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi ve belediyelerin COP süreçlerine daha etkin katılım sağlaması açısından önemli bir bilgi paylaşım zemini sundu.
Tags:
Yorum Gönder
İlgili Haberler
KÜRESEL ELEKTRİFİKASYON ÇAĞRISI: COP31’DEN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNE YENİ VİZYON
- 27 August, 2026
- 20 Mins
Günlük Bülten
İklim, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki güncel gelişmeleri takip edin.









2 Yorum
Mehmet Özer
13 Ağustos 2026Alanında uzman yazarların katkılarıyla hazırlanan içerikler oldukça değerli. İklim değişikliği konusunda güvenilir bir bilgi kaynağı olduğunu düşünüyorum.
Hatice Bayram
13 Ağustos 2026Çevre bilincinin artırılmasına katkı sağlayan önemli bir platform. Özellikle gençlerin iklim konusunda bilinçlenmesi açısından çok faydalı buluyorum.